19 gun sonra , kapiya bir not birakip, Cikolata ailesinin yanindan ayrildim. Hep ayni heycanla dusuluyor yola… Santiago metrosunda neden guluyor bu cocuk diye dusunen bircok Silili olmustur sanirim 🙂

Yaklasik 2 saat sonra Valparaiso ya vardim.Senlikli bir yere benziyor.

Otobusler de bir farkli burada, elektrikle calisiyor…

Yasam tarzi, yavas yavas degismeye basladi Santiago’dan ciktiktan sonra…

Valparaiso’da cok fazla dilenci var, ayrica oyle sakin sakin de durmuyorlar, muhakkak birilerinin eteklerindeler.

Sehir, tepelere kurulmus minik evlerden olusuyor.Bu rengarenk goruntusunun sirinliginin yanisira, insanlar ya cok varlikli ya cok fakir…

Bu arada epey kedi var burada… Onlar, hayatin nereden guzel izlenecegini hep en iyi bilenlerden olmuslardir.

Bahcede ciceklerden daha guzel kokan ne olabilir? Siir… Bu bahcedeki saksilarin ustunde, Neruda’dan , Borgers’dan siirler var.

Sokaklar rengarenk, bol yokuslu… Ama insan hic yorulmuyor acikcasi 🙂

Cok merdivenli bir  sehir burasi, elim yuzum biraz temiz, malum gunlerce ikinci ailemin yaninda kaldim Santiago’da…

Valparaiso’da meyve cok ucuz. Muzun bir kilosu 300 Chilianos ( yaklasik 1 TL)

Meyve ve sebze pararinin dis kismi da boyle… Sirin goruntusunun altinda inanilmaz kotu kokular var…

Bir sebze dukkanini incelerken, iceride bu manzara ile karsilastim.Salvador Allende, Che, Violeta, Neruda daha ne olsun? 🙂 Tabi heycenlandim, fotograf  icin izin istedim, sagolsun kirmadi beni yoldas.Bir de vidyo cektim.

Aceba bununla mi devam etsem yola 🙂 Bir bisiklete kavusacagim, ama Sili cok pahali bu alisveris icin… Bisiklet koltugunda oturup, dunyanin tersine yol almayali cok oldu.O kadar cok ozledim ki… Akan hayatin icinde, kendi yolunda, kendi gucun ve yureginle gitmek… Yasamak’i baska nasil tarif edebilirim bilmiyorum.

Valparaiso’da bir gece bile kalmadim.Geceyi otubuste gecirip, ertesi gun oglen Calama’ya varmaya karar verdim.Calama Sili’nin Bolivya sinir sehri.Valparaiso’dan yaklasik 22 saat de geldik Calama’ya.Atakama colunden geciyorsun Calama’ya varmak icin.Otobus normalde birkac saat daha erken geliyor ama, en kotu firmayi tercih etmek zorundaydim.Calama’ya aksam uzeri vardim.Cok guvensiz bir sehir, 4 saat kadar sehirde dolastim ve sanirim 7-8 kez kavgaya sahit oldum.

Sabah 05.30 a kadar otogarda beklemem lazimdi.Sagolsun otogar gorevlisi kadin benim usumemem icin kullanilmayan bir yazanenin kapisini acti, cok soguk oldugunu soyledi.Fareler falan vardi ama cok problem olmadi, uyku tulumuma girdigim gibi 4 saat uyudum.VE sabah 05.30 da assagida gordugunuz otobus beni Uyuni – Bolivya ya goturmek icin geldi.Otobusun birkac cami kirik, insanlar onlemlerini almislar.Ben tabi cesur yurek, 2 aydir sahip oldugum tek polarimi ustume orttum ama, insanin kemiklerinin ici usur mu yahu? Neyse, Bolivya sinirina geldik.

Eski bir tren istasyonunu Sinir kapisi yapmislar.Bolivya’ya girmek icin Sari Humma asinizin olmasi lazim.Ben pasaportla birlikte asi karnemi gosterdim, sinir gorevlisi arkasindaki ulkeler listesine bakti ve birkac evrak imzaladiktan sonra bana okey isareti yapti 🙂 Ben de ayni incelikte okey isareti yaptim ve otobusume dondum…

Bolivya yavastan kendini hissettirdi.Otobusun yol almasiyla, rakim yukselmeye basladi… Ve kalin tuylu Lamalar.Arjantin’de, Paragonya bolgesindeki Lamalar daha ince tuylu oluyor, cunku bu bolgenin rakimi 2500 m civarinda.Ve daha da yukselecekmis 🙂

Otobusumuzun mola vermesiyle birkac fotograf cekmek icin gezintiye ciktim bir koyde.Ve koyde bir hostel, hostelde dus yeri 🙂

Ikindin vakti Uyuni’ye vardik.Sanirim rakim 3000 in ustunde.Otobus Uyuni’ye vardigi anda calan muzik beni sok etti 🙂 Tarkan – Muuuuck 🙂 Vidyo cekmeyi de ihmal etmedim.Tam ritim degisti, yoz muzik bitti diye dusunurken… 🙂

Assagida fotografi olan yer bir kolej.

Uyuni’nin rakimi cok yuksek oldugu icin, gunese daha yakin ve haliyle gunduzleri cok sicak, geceleri cok soguk.2 gece mini bas agrisi disinda baska rahatsizligim olmadi.Bandana cok is gormuyor burada, gunes daima cok sert, hatta soyle bir bilgi edindim, Bolivya ve Peru da gunesden dolayi milyonlarca insan cilt kanseriymis…

Neyse, Carlos’un hediye ettigi pantolonun pacasini kesip, bir sure bandana olarak kullandim.

Bolivya’da fotograf cekmek cok zor, insanlar asiri raharsiz oluyorlar ve para istiyorlar.Gizli sakli birkac fotograf cekebildim.Genelde kadinlar assagidaki gibi kalin sapkalar kullaniyorlar.

Sebze, et ve meyve, kapali pazarlarda satiliyor.Bu yerlere Mercado deniyor.Icerdeki kokuyu asla tahmin edemezsiniz.HAni insan alisiyor bir sure sonra… Ben de alistim elbet.Kalbimi kiran sey, curuk ekmek ve patates kokusu degil, curuk ’emek’ kokusu.Aclik cok buyuk boyutta… Once dusundum, turistler baska ulkelerden gelip, degerli paralariyla somuruyorlar mi bu halki diye.Sonra farkina vardim.Bolivyanin en buyuk gecim kaynaklarindan birisi turizm.

Eger Bolivya’ya gelmisseniz, eger biraz ince bir ruhunuz varsa dusunmeden edemiyorsunuz ‘neden burdayim’ bir insani buraya getiren ne olabilir? Ha eger essek yukuyle paraniz varsa, dunyanin tek tuz golunu gormek icin buraya gelebilir ve tuz otelde kalabilirsiniz, sonra dostlariniza ‘ ben tuz otelde kaldim’ deyip, ama kac kez kustugunuzu soylemeyip egonuzu sisirebilirsiniz.Benim niyetim farkli biliyorsunuz.Dokunup geciyorum yasamlara… Bu arada bir hirka ve atki sahibiyim artik…

Kaldigim hostelde sicak su hazirlayim derken hostel sahibinin karisi girtlagima yapismak uzereydi ki bir Koreli turist gelip durumu duzeltti.Meger hostelde kalanlarin tup kullanmasi yasakmis 🙂 Neyse… Ha bir de beni Israil li sanmis kadin.Israilliler Guney Amerika kitasinda cok seyahat ediyorlar ve gectikleri yeri talan ediyorlar.Insan ayirimi yapan birisi degilim ama, onlar da azcik insan olsunlar…

Insanlar surekli uretiyorlar… Kazak, sapka, eldiven…

Turist gormekten usandim ve sehir merkezine uzak mekanlarda dolastim, gercek yasamin yasandigi yerlerde.Azcik tehlikeli ama, tehlikeli olmayan bir sey soyleyebilir misiniz bana… Hem parfum kokulu turistlerin arasinda nasil gercek yasami soluyacagim?

Mutfakta beni kavgadan kurtaran Koreli ile arkadas olduk.Kendisi azcik turist oldugu icin Tuz colune gitti ve donuste birlikte Potoso’ye gitmeye karar verdik.Uyuni artik daha yalniz…

Gece vakti, 4090 m deki Potosi’ye ulastik Soyoon Lee ile birlikte.HA bu arada siz siz olun 4090 metre yukseklikte, aksam vakti sort ile dolasmayin 🙂

Gece bir hostele yerlestik.Hostelde bir de Japon arkadas edindik.Cocuk resmen olmek uzereydi gece… Bu aradayemeklerden dolayi isalmis bizim Soyoon Lee 🙂 Japon arkadas da tahminimce bobreklerini usutmus, oksure oksure bir hal oldu, birkac kez de kustu gece… Ertesi gun Potosi gumus madenini ziyarete gittik.3 kisi oldugumuz icin cok ucuza bir rehber tutup madene dogru yola koyulduk. Resberimiz once Dinamit, Koka yapragi ve %93 luk alkolu tanitti.Dilimin dondugu kadar anlatayim ;

Dinamit, malum madende patlama yapip gumus cikartmak icin kullaniliyor.Hobilerimden birisi kimya oldugu icin az cok hangi maddeden yapildigini anladim.Buranin yemekleri gibi dinamiti de bulanik.Amonyum Nitrat i homojen bir sekilde karistirmamislar.Cok problem olacagini sanmiyorum ama… Diplomam ise yarasin diye rehbere iki kelam ettim 🙂

Koka yapragi, Kokainin ve surekli ictiginiz o kolanin ham maddesi.Ama burada insanlar bu yapragi cigneyip yorgunluk hislerini ve acliklarini bastiriyorlar.Bircok kisinin yanaginda biriktirmis olarak gorebilirsiniz.Cigneyip yutulmuyor, agizda bekletiliyor.TAbi bende bir poset aldim.Sanirim biraz fazla cignemisim, azcik kafayi buldum madene girerken.

%93 luk alkol.Buradaki insanlar bu alkolu, madende hava cok soguk oldugu icin cok minik olcude tuketiyorlar.Malum bu yogunlukta alkol, insani gecici kor yapar…

Potosi gumus madenin hikayesi cok uzun.Kisaca, ispanyollar, burada gumus oldugu icin Bolivyalilari zorla calistirmislar.Toplam 8 milyon kisiye mezar olmus bu maden.Hatta anneler, cocuklarini madende calistirip oldurmektense kendi elleriyle cocuklarini oldurmusler.3 saat kadar dolastik madenin icinde.Iceride bir heykel var.Seytan diyorlar. Uzerine koka yapragi serpip agzina sigara yakip koydu rehberimiz ve alkol damlatti ustune.Bunu kotu sansi ve kazali buradan uzak tutmak icin yapiyorlarmis.


Evet… Potosi’den son fotograf… Sucre’ye gidecegim.Bu arada hani rehberimiz vardi ya, ben dayanamadim sordum.Ernesto Che Guevara hakkinda ne dusunuyorsun diye.Adam ingilizce bilmiyor ama Soyoon biraz cevirdi ingilizceye e bir de izledim adami, hissetmeye calistim bu soru karsisindaki beden dilini.Ernesto 2 kez gelmis buraya, Potosi madenindeki somuruyu durdurmak ve halka yardim etmek icin.Ilk gelisi Motosiklet Gunlugu’nde yazmis.Ikinci gelisinden sonra, Vallegrande’ye gitmis ve Bolivyali suursuz asker tarafindan yakalanip oldurulmus. Iyi insan diyor, bircok insanin ozgurlugu icin savasti diyor…

Ernesto’nun olduruldugu yere, Vallegrande’deki o kucuk koye gidecegim… Yakalanip goturuldugu okulu bulup, orada Hasta Siempre Comandante Che Guevara sarkisini soyleyecegim…

Ekvadorunu kaybetmis bir dunya gibi Bolivya…

Sokakta birbirini durup dururken tokatlayan insanlardan Pisman olmus turistlere, ayazdan dudagi catlamis anneden, catlamis dudagiyla annesini emen bebege, idrar kokulu gokyuzunden o gukyuzu altinda sarki soyleyip para toplayan mavi etekli kadina… Ekvadorunu kaybetmis bir dunya gibi Bolivya…

Kiyisiz…

Bolum Vidyolari

http://www.youtube.com/watch?v=ackgQ_TKHBA  (Valparaioso genel vidyosu)

http://www.youtube.com/watch?v=u2czE2FglVM  (Atacama Colunden Uyuniye gecerken )

http://www.youtube.com/watch?v=mvoqUMQe1ic  (Uyuni Marcedo vidyosu kotu cekim izin uzgunum )

 

14 comments

çok güzel Feyyaz abi , bi o kadarda acıklı olmuş bu bölüm , mutlu ol

özdaş eroğlu

yazıyı bitirdim ve uzun bir offf çektim feyyazım. bu arada belki geç kaldın ama Mersin Akkuyu’da Nükleer Enerji Santrali onaylandı. Belki protesto için bir bisiklet turu yapardın. Ne bileyim herşey için geç artık sanki..

Mustafa Yiğit

Dün Serkan Taşdelen,Antalyada idi.Bol bol seni andık.
Gezin harika gidiyor.Güzellikler ve şans seninle olsun Feyyaz.
Zamanım oldukça okuyacağım bu güzel serüveni.Teşekkürler,sevgiler Antalya dan.

Mesut DİKMETAŞ

Sonunda ayrılabilmene hem üzüldüm :oP hem de sevindim :o) Yeniden dolaşmaya başlayıpta bizlerle paylaştığın için sevindim, üzülme sebebimi de tahmin edersin :o)

Kardeşim okurken ve aklıma orda olduğun geldikçe kıskanıyorum :oP ama sen gez okurken bir süreliğine de olsa orada gibi hissetmek güzel duygu ;o)

özdaş eroğlu

okudum ve derin bir off çektim bitirince. yine orada soluduğun havayı üflemişsin yazına. bu arada Mersin Akkuyu Nükleer Santral anlaşması yapıldı bilgin olsun. hakkımızda hayırlısı feyyazım..

Feyyaz seninle atıyor yüreğimiz.Merak etmeye başlamıştık ki senden haber almak çok güzel.Sevgilerimle.

“Koka yapragi, Kokainin ve surekli ictiginiz o kolanin ham maddesi.” bu cümleyi okuduktan sonra tamen alkole karşı bir insan olarak agzıma bile sürmemem gerekir.Ama ben yine içmeye devam edecegim :).Boliva’ya o güzelim anlatısınla gitmiş kadar oldum.Gözlerimi kapamadıgım halde o soskarda ruhumu dolaştırdım:)

Gözlerimi kapamadıgım halde o sokaklarda ruhumu dolaştırdım:) (Hızlı yazmam gerekiyodu yanlış yazmışım pardon)

Sevgili Kardeşim,
Mustafa Abinin de dediği gibi aklımız hep sende. Burada yazdıklarının kat ve katını yaşadığını biliyoruz. Dönersen eğer güzel bir turda hepsini dinlemeye hazırım. 🙂

Yolun açık olsun dost…

Sevgili dostum,
attığın her adım ve yaşanmışlık binlerce km uzaklıktaki bu yürekte büyük bir heyecan ve sevinç uyandırıyor. hayatın zor yanlarında mutlu olabilmek, azmini, direncini yitirmeden yaşama tutunabilmek…
o uzak diyarlara içindeki o güzel çocuğa sevgilerimi gönderiyorum.
esen kal…

Hakan Kayışlıgil

Teşekkürler Feyyaz, senin gözün ve etkileyici anlatımımla oraları yaşadım..

sevgili feyyaz yazdıklarını okuyup yaşadıklarını düşündükce bir yandan duygulanıyor bir yandanda seninle gurur duyuyorum . datça ya geldiğinde konuşacak daha çokşeyimiz olacak.rakı ve balıklar benden.sevgiyle kal çocuk…

Tuğba Laçiner

yine harika fotoğraflar feyyaz. gerçekten bir şeyler kayıp bu ülkede…

Feyyazım etkileyici anlatımın için teşekkürler.. gitmiş kadar oldum

Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.