HErşey yolunda… Bakın bakalım 🙂

Muğla

Evet Bafa gölünün etrafından Muğla il sınırlarına giriyorum…

Milas’a girdikten sonra bagajımın tekrar kırıldıgını farkediyorum, ya sıcakta böyle olayları yaşamak ‘sabır’ kelimesinin büyüsünü ögretiyor yeniden…

İşte durum 🙂

Bisikletleri Milas’da bırakıp Muğla’ya gidiyoruz, bisiklet dostumuz Ali abinin dükkanını bulup işi çözeceğiz birlikte…

Ali abi çok sıcak karşılıyor bizi.Tanışıyoruz, demir bir bagaj satın alıyorum ondan.Bi daha bagaj kırmak mı? heh 🙂

Bagaj işini hallettikten sonra, otobüsle Milas’a dönüyoruz.O gece kocaman bir pizza yedikten sonra Trafik bölge müdürlügüne gidip, Türkiye turumdan bahsediyorum.Birer çay içiyoruz polis abilerle.Sonra bize çadır kuracak yer gösteriyorlar.Ertesi gün sabah erkenden Bodrum’a gidiyoruz.Bu fotograf Turğutreis’den…

Özgü’nün annesinin Gümüşlük’deki yazlığına gidiyoruz.İnanılmaz bir sofra, alabildigine muhabbet… Bu manzaraya karşı ‘yudumluyoruz’ 🙂

HAyatımın en kaliteli akşamını yaşıyorum o gece.Özgü’nün annesi bir klasik müzik sanatcısı.Akşam Gümüşlük’de klasik müzik sanatçılarının masasına oturuyoruz,inanlımaz kaliteli bir muhabbet… Büyüyorum..

2 gece Gümüşlük’de kaldıktan sonra, feribotla Bodrum’dan Datça’ya geçme kararı alıyorum.Özgü’ye yoldaşlğı, annesine anneligi için teşekkür edip Bodrum’a geçiyorum.Feribotun kalkış saatini beklerken bi de bakıyorum Fedon… Çekmiş şortunu yürüyor.O aralar da inanılmaz yunan müzigi dinliyorum 🙂 konuşamaya çekiniyorum, izliyorum sadece 🙂

Bodrum’dan bir kaç kare ile devam ediyorum…

Artık feribottayım.Datça’ya gidiyorum.İlk yolculugumu yaptıgım yerdir Datça.Tam 11 sene önce (yaş10) atlayıp otobüse dayımın çalıştıgı otele gitmiştim, ilk tatilimdi 🙂

Soldaki ayak bana ait 🙂 en ucuna oturmuşum feribotun… Keyif…

İnanılmaz biyer burası.Bir filmden bir kesiti yaşıyorum sanki…

Haydi bakalım Datça’da 10 yılda neler değişmiş…

Biraz dolaşıyorum, anıları yaad ediyorum.Sonra meydanda bir grup çalıyor… Ama öyle bir çalıyor ki tam Datça’nın havasına göre 🙂

Bu seker teyze kim biliyor musunuz? Levent abinin annesi Hülya teyze… LEvent Yüksel’ in annesi

Biraz takılara meraklı oldugum için tanışıyoruz bu abiyle… 3 takı alıyorum neredeyse bedavaya veriyor… Ve biliyor musunuz? bu abi de Müjdat Gezen tiyatrosundan… yaaa…

Tiyatrocu abinin tezgahının hemen yanında küçük resimler yapan bir tane daha abi var o da ressam oldugunu söyleyince elim ayagım titremeye basladı.Sanatcılar saygı duyulacak insanlardır benim için… fotograf cektirmeyi sevmedigi için onun yaptıgı birkaç resmi çektim bende…

Daha bitmedi… 100m ileride Kumpir satan abi Blues sanatcısı,bahcesinde kaldıgım Cem baba isimli kocaman yürekli amcanın oglu Özgür abi de İstanbul’da klasik müzikle ugrasıyor bir enstrumant calıyor orkestrada…

daha ne diyim… anlatamam duygularımı cok büyük…

Eski Datça’yı geziyorum ertesigün… Çok tatlı biyer…

İçimde çok güzel hislerle terk ediyorum Datça’yı… Mutlaka görüşecegiz tekrar, mutlaka…

Bİr parantez açayım Datça ile ilgili ( Çok ama çok sevdigim, şair Can YÜCEL belli bir süre Datça’da yaşamış, mezarıda Datça’daymış.Ahhhh Ah çekiyorum, cahilligime küfür ediyorum turdan sonra.Nasıl bilmem ben Can üstadı, mezarı başına bir tek çiçek bırakmak vardı… )

Gözüm ve gönlüm kaldı Datça’da daha çok…

Marmaris’e devam ederken yol kenarında ki gözlemecilerden birine giriyorum… Nasıl acıkmışım 🙂

Yolda karsıma yaban domuz ailesi cıkıyor ilginç oldugu kadarda güzel bir his…

Sol tarafta görgügünüz deniz EGE sag tarafta gördügünüz deniz AKDENİZ… ve siz ortasından geciyorsunuz…

Marmaris…

Marmaris’te bir gece kaldıktan sonra, devam ediyorum.Akyaka’ya doğru…

Bir Marmaris manzarası daha 🙂

Tam benlik yer burası yahu…

Haçen burasi da öyle da…

Akyaka’da Fırat abi karşılıyor beni… Kampinge gidiyoruz, şortumu çektigim gibi maviliklerdeyim… Sonra uzattım ayaklarımı oh.Benden iyisi yokGökyüzü ve denizin birleştigi yeri ‘görebilmek’ herkese nasip olmaz 🙂

Bu da Akyaka’nın akşam manzarası 🙂

abah 6:00 gibi düşüyorum yine yollara.Güneşi uyandırıyorum 🙂

Heyt işte doğa sonunda konuşmaya başladı hatta pankart açıyor.Bu kadar abartmasın beni bende onu çok seviyorum… Yalnız kalmak istiyor benimle 🙂 kalalım öyleyse… Sizde orada kalın emi 🙂

4 comments

Merhaba
Ayağına sağlık, fotolar çok güzel.
İmrenmemek elde değil.
Her zaman hareket halinde olman dileğiyle.
Esen kal

böyle güzel bilgiler için teşekürler…

Mustafa Özkara

Dostum şu buz gibi havada, öksürüklerle boğulurken o kadar iyi geldi ki bu yazı ve fotoğraflar. İçim ısındı vallahi.

manzara ve fotolar süper.

Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>