Yolculuklar
Bugüne kadar yapıp kayıt altına aldığım yolculuklardan payınıza düşenler…
İyi seyirler efendim.

Güncel Not :
Deniz ile aramı yapıyorum şu sıra. Kendisi büyük öğretmen.
İzlenimler ışığa dönüşüyor, ışıksa şiire…
– 3 Mart 2025 –

Kılıfsızlık ne güzeldir oysa Tanrım!
Yine de, insan bilmek istiyor başka bir insanı…
Anlatayım ucundan;
Aklıma Orhan Veli’den bir şiir geldi. Hani kendini anlatıyor usta.
1988’de, herkes köy eğlencesine giderken doğdum. İlk-orta öğrenimim şenlikli geçti. Lisede Kimya ile tanıştım, çok sevdim. Üniversitede de Kimya sevişimi devam ettirdim. 19 yaşında bir bisiklet aldım ve Türkiye Kıyılarını dolaştım. Yahu dedim, ne güzel şey adımlamak!
Ardından Türkiye içi uzun bisiklet yolculukları yaptım ve ipimi koparttım. Kendimi Latin Amerika kıtasını adımlarken buldum. Döndüm, bisiklet ile Moskova’ya, Nazım Ustaya bir yolculuk yaptım.
Datça’da, takı tezgahlarında günde 5 TL’ye çalışırken Datça’yı sevdim… Can Baba’yı daha çok sevdim. Yolculuklardan, yazarlık ve fotoğrafçılık düştü payıma. Kalemimi de, ışık kovalayan gözlerimi de çok seviyorum. Fotoğrafçılık, yazar olarak yaşamamı sağlayan, meslek olmuş bir sanat benim için. Yazarlık, boyun borcu.
Son bir kaç yıldır denizde ve toprakta soluk alıyorum. Denizde dalga kovalıyorum, toprakta zeytin ve şarap…
Yaşamımdan soluklar paylaştığım YouTube kanalında daha aktifim. Kano seyahatleri, katıldığım spor etkinlikleri, doğa kamplarımdan küçük enstantaneler…
İşte bendeniz.
Sevgi ve şiirle kalınız…

Bugüne kadar yapıp kayıt altına aldığım yolculuklardan payınıza düşenler…
İyi seyirler efendim.

Şimdiye kadar basılmış kitaplarım ve mini içerikleri. Maalesef Şubat 2024 itibariyle tüm baskılar tükendi. Ama yeni baskılar ve yeni kitaplar üzerine bolca çalışıyorum…

Işık ile ışık arası, fotonsal ve sanatsal baaaazı çekimlerim…
Şu günlerde sık sık andığım bir söz var… ‘Başarılı, kabiliyetli, yaratıcı olmak! Bunların hepsi boş laf! Yükselmek mi istiyorsun? O zaman sen de bir şebekeye dahil ol!’ Kim yazmışsa, iyi yazmış! Aslında öyle yükselmek istediğim falan da yok ama… İnsanlara ulaşmak, farkındalık yaratmak, ‘bakın bu işin böylesi de var! ” demek için, mutlak…
İstanbul’dan, 75 TL ye bir otobüs bileti buldum Tebriz’e. Yaklaşık 36 saat sürecekmiş yolculuk… Kabulümdür. Neyse, İstanbul’daki dostlarımdan Elena ile sahafları dolaşıp iki kitap aldım. Hemen hemen 40 yaşında kitaplar. Birisi Jack London – Güneşin Çocuğu, digeri ise Tagore – Nalaka… Neredeyse tamamı dolu olan otobüsümüzde, Türk pasaportu olan yalnızca benim. Diğerleri İran pasaportuna sahip.…
Yıllardır kovaladığım için yakalayamadığım ezgi, kuvvetle davet etti beni bu geçmişini sevdiğim coğrafyaya. Aslında bölgesel olarak, mühendislikiii belgelere gerek yoktu bir ülkeyi yahut bölgeyi tatmak için. Bilen bilir, bizim Urim Babamız var İzmirde. Herkese yeterinden fazla sevgi sunmak arzusundaki o büyük adam. İşte Urim Baba’nın akrabaları varmış Kosova Prizen’de yolculuktan önce haber etmiştik, o da,…
Nasıl demişti Cihan dost; ‘paslı bir hançer gibi çekinmek kınından ve yollara sürtündükçe yeniden bilenip, ışımak lazım’. Özledim yolu ve biraz kir tuttum durarak… Yaşamak telaşı falan da değildi, sizi yola düşürmenin çabası içinde uğraştım durdum son 2 yıldır. İki kitap yazdım, üniversitelerde söyleşiler yapıp, insanların omuzlarına dokunup ‘yol iyidir’ dedim… Vesile olduklarım da oldu,…
CANIMDAN CAN BABAYA Kaç şair vardır kendine şiir yazdıran..Kaç şair vardır yaşadığı yeri solumak için peşinden kmlerce yol aldıran..Datçaya beni şiirleriyle davet eden,duygularımızın resmini kelimelerle satırlara döken CAN BABA .Sen nasıl bir insanmışsın ve ben kimmişim ki seni tanıyamamışım.Ötesi yok.. Kelimeler anlatamıyor mısralarına olan aşkımı.. Nasıl bu kadar ben olmuşsun,biz olmuşsun da anlatabilmişsin yüreklerimizi..Dost doğru…
Baksana dallar yeşeriyor! Ağlama Ayşe, Bak onlara. Ebediyen ölmüyor Ölen başkalarının uğruna. Ve gerek yok yanmaya kahramanlara Yaşar onlar Her şeyde Ve her yerde, Bu Bulut’un kalması gibi Yansımasıyla suda? Başlık Can babadan,resim Sevdalı Bulut’un çizgilerinden, şiir ise ‘Nazım Hikmet’ten.. Nazım’ın senaryosunu yazdığı çizgi film yani. Yalnız, çizgi filme gelmeden önce sövmek istediğim birkaç konu…
İnceden Bir Başlangıç ”Politik A ile politik B Birbirlerine sayın dediler Doğuştan incelikli kendileri Birbirlerinin sayın yüzüne Saygıyla tükürdüler Demokrasiye aşık kendileri” Ali yüce Tam da böyle değil mi? Özellikle günümüz için söylemek gerekirse, hepsi de aynı bokun laciverti. Bu yüzden ki tarafsız ve bağımsızım. (fotoğraflar alıntıdır) Benim nacizane isteğimdir; Çocukların kurşun nedir bilmedikleri,…
Gri Temizlik Dost ve aile ile ilgili savaşlar kazanmaya çalışıyorum son birkaç aydır… ?Büyükşehir? yani büyük bok çukurlarından birisi olan Mersin?de nefes almaya çalışıyorum bu yüzden. Insan kendisini bir anlığına şehrin ritmine bıraksın yeter, çirkinliklerden çirkinlik peydahlayıp atıyor önüme piçini, medeniyet! Her kalp atışımda, bu bok çukurunda sanat icra edememenin zehri pompalanıyor damarlarıma… Medeniyet…
Korunmasız Yakınlık ardından yetmekten bahsetti kadın ona yetemediğimden git-gelleri vardı kadının gitti gitti geldi banyosunda sigara içiyor şimdi gözleriyle bana git demesine bir kala iyiki-leri topluyorum çantama… Feyyaz Alaçam __________________________________________________________________ . . . .